Eğer İngilizce konuşulan bir ülkede yaşamıyorsanız bu dili okumadan öğrenemezsiniz. Dil öğrenmek yoğunluk ister. O dille içli dışlı olmayı, o dile maruz kalmayı gerektirir. Bu yoğunluk da en çok okumakla sağlanır.
2- NEDEN OKUMAK
Okumaktan amacımız nedir? Kelime öğrenmek midir?
Kesinlikle hayır. Okumaktan amacımız yukarıda belirtilen yoğunluğu sağlamak ve İngilizce mekanizmasını beynimize kurmaktır.
İngilizce cümle yapısı Özne + Fiil + Nesnedir. Bizse her cümleyi fiille bitirmeye bakarız çünkü bizim dil yapımızda fiil sondadır. Bu bize gayet doğal gelir. Böyle cümleler kurmak için de özel bir çaba sarf etmeyiz. Türkçe konuşur ya da yazarken fiillerimizi neredeyse otomatik olarak cümlenin sonuna yerleştiririz. Bunun farkında bile olmayız. Çünkü beynimizde Türkçe mekanizması kuruludur. İngilizce kitap okumaktan maksat da İngilizce mekanizmasını beynimize oturtmaktır. Özne-fiil-nesne yapısını peş peşe yüzlerce binlerce cümlede gördükten sonra beynimiz de haliyle bu mekanizmayı benimsemeye başlar ve İngilizce cümleler kurarken ya da onları algılarken fiilin ortada nesnenin sonda olması durumunu doğal karşılamaya başlar.
Dolayısıyla okumaktan asıl maksat kelime öğrenmek değildir.
3- NASIL OKUMAK
Yukarıdaki amaca uygun olarak mümkün olduğunca fazla cümleyle karşılaşmalıyız. Bunun için de mümkün olduğunca fazla okumalıyız. Okumayı kelime öğrenme amacıyla yapmaya kalkarsak bilmediğimiz her kelimede durup sözlüğe bakarız. Bu da okumayı yavaşlatır ve sıkıcı hale getirir. Hatta imkansızlaştırır. Bu sebeple birtakım basit taktikler kullanmalıyız. Bunlar nelerdir?
a) TAHMİN EDİN:
Bilmediğiniz kelimeyi tahmin etmeye çalışın. Fatih conquered İstanbul in 1453 cümlesinde conquer kelimesinin ne anlama geldiği açık değil midir? Fakat sözlüğe bakmak zararlı bir alışkanlığa dönüşmüşse bunun için bile sözlüğe bakma ihtiyacı duyabilir, bakmadan rahat edemezsiniz.
b) BU HANGİ ÖĞEDİR?
Dediğimiz gibi İngilizce, Özne+Fiil+Nesne yapısına sahiptir. Bu yapı birçok zaman bizim için bir anahtardır. Cümlede bilmediğiniz kelimenin en azından hangi öğe olduğunu tespit edebilirsiniz.
Örnek: Cemalettin inherited the house from his father. Bu cümlede inherit kelimesini bilmediğinizi varsayalım. Öznemiz Cemalettin, bu açık. Sonraki kelimeyi bilmiyoruz ama özneden sonra geldiğine göre fiil olmalı. Nesne de house. Bu durumda şu kadarını anlıyoruz: Cemalettin, evi babasından bir şey yaptı. Gördüğünüz gibi bu cümle hakkında sandığımızdan daha fazla şey biliyoruz. Peki, Cemalettin evi babasından ne yapmış olabilir? Miras almış olabilir mi?
Örnek 2: The detective learned the king’s secret. Bu cümledeki secret kelimesini bilmediğinizi varsayalım. Özne detective, yani detektif; fiil learned, yani öğrendi, nesne the king’s secret= kralın bir şeyi. Nesi olduğunu bilmiyoruz. Ama detektifin krala ait önemli bir şeyi öğrendiğini anlayabiliyoruz. Bu şey her neyse zaten büyük ihtimalle takip eden cümlelerden anlaşılacaktır. Okumaya devam.
c) BENZİYOR MU?
Dilimize İngilizce’den geçmiş birçok kelime var. Bunu bir avantaj olarak kullanabiliriz. Washing machine ifadesindeki machine kelimesi biraz tanıdık gelmiyor mu? Dilimizde çok kullanılan bir kelimeye benzemiyor mu? Makine olabilir mi? Deneyelim: washing machine = yıkama makinesi? Çamaşır makinesi olabilir mi? O halde neden sözlüğe bakıyoruz? Neden zaman kaybediyor ve dikkatimizi dağıtıyoruz? Okumaya devam.
d) TÜREMİŞ KELİMELER:
İngilizce kelimeler önlerine ya da sonlarına getirilen eklerle türetilirler. Bunları kavramak işimizi çok kolaylaştırabilir, bizi sözlük bağımlılığından uzak tutabilir. Alcohol causes unhappiness. Alkol bir şeye sebep olur: unhappiness. Happy kelimesini duydunuz mu? Mutlu demek. Öncesinde kullanılan un- eki olumsuz yapar, mutsuz. Sondaki –ness eki isim yapar, mutsuzluk. Okumaya devam.
e) BOŞVERİN!
Karşınızda bilmediğiniz kelime(ler) var ve hiçbir şekilde anlayamıyorsunuz. Boş verin gitsin. Okumaya devam. Şaka yapmıyorum. Ciddiyim. Yeri geldiğinde bir cümleyi, bir paragrafı, hatta koca bir sayfayı görmezden gelebilir ve okumaya devam edebilirsiniz. Maksat tempoyu düşürmeden okumaya devam etmektir. Bu tür okuma her tür metinde geçerli değildir elbette. Mesela bir makaleyi bu şekilde okuyamayabilirsiniz. Ama söz konusu olan basitleştirilmiş bir hikayeyse işiniz çok kolay. Karakterleri az çok tespit edebildiyseniz ve hikayenin genel gidişatını da takip edebiliyorsanız okumaya devam edebilirsiniz. Bu bazen rüya görme hissi uyandırır insanda. Birileri vardır, bir şeyler yapıyorlardır ama bunlar tam olarak kimdir, nasıl kişilerdir, tam olarak ne yapmaya çalışıyorlardır anlayamayabilirsiniz. Ortada bir sis perdesi vardır sanki. Net göremezsiniz. Ama görüş mesafesi sıfıra düşmedikçe sorun yoktur. Okumaya devam.
editör tarafından yazıldı: ingilizce kelime öğrenmek konusunda şu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Kendi hazırladığım bir resimli sözlük var, ona da bir göz atmanızı öneririm. 2011-04-20 13:12:51 _____________________________ mustafa kılıç tarafından yazıldı: bi manyak benmiyim diyodum ing öğrenme yolunda bu taktikleri kullanan meğerse tabularıymış süper anlatım ve taktikler bu arada kelimeezberi konusunda ne yapabiliriz? kelime haznemizin önemide var? 2011-04-20 12:28:28 _____________________________ Yönetici tarafından yazıldı: ingilizce öğrenmek zor değil ama yoğunluk gerektiriyor. Haftada 3 saat 4 saat dersle bir ilerleme kaydedememeniz normal. Öğrenebileceğiniz şeyler sınırlı. Ancak dersleri takip etmeye ve ödevlerinizi eksiksiz yapmaya özen göstermelisiniz. Haftada 30 saat ingilizce dersi gören bir insan bile kısa sürede gözle görülür bir ilerleme kaydedemez. Ama sonuçta ana dili gibi ingilizce konuşan insanlar da sizden daha zeki değil. Bunu unutmayın. Çalışmalarınız az da olsa devamlı olmalı. Başarılar. 2011-01-09 18:21:01 _____________________________ ismail kozay tarafından yazıldı: Ben Şırnak Silopiden İsmail Kozay Ve Ben Ne Kadar Derse Gidersem ingilizce’yi Anlamıyorum hatta Anlamak İstiyorum Ama Bir Türlü Anlamıyorum 2011-01-09 18:15:00 _____________________________