ingilizce dersleri
Site içi arama
ingilizce videolar
ingilizce alıştırmalar /grammar exercises
ingilizce okuma parçaları
ingilizce dilbilgisi



THE = THAT

 

Evet, bu kadar basit. The = that.

Eski İngilizce metinlerde the diye bir kelimeye rastlanmıyor. Ama onun kullanılmasını beklediğimiz yerlerde that kullanılıyor.

That, işaret sıfatı gibi kullanılan bir kelimedir. Mesela;

A man = bir adam (herhangi bir adam).

That man = o adam (belli bir adam).

Daha iyi anlamak için lütfen aşağıdaki örnekleri dikkatle inceleyiniz;

I saw a man =Bir adam gördüm

I saw that man = O adamı gördüm.

A man wanted to see you = Bir adam seni görmek istedi

That man wanted to see you = O adam seni görmek istedi.

 

Yukarıdaki cümlelerde that kullandığımız yerlerde the da kullanabiliriz.

I saw that man = I saw the man.

That man wanted to see you = The man wanted to see you.

 

The ne demek sorusunun cevabı işte budur. The, anlamsız bir kelime değildir.

Filmlerin sonunda çıkan The End ifadesi, That End şeklinde yorumlanırsa anlamı daha iyi kavranır. Bu, herhangi bir son değildir; bu, izlemekte olduğumuz filmin sonudur. O sondur.

 

Örnekler:

There are 100.000 people in the city = Şehirde 10.000 insan var.

Burada bahsedilen şehir belli bir şehirdir. Ya da bu konuşmanın öncesi vardır, mesela;

How many people are there in this city? (Bu şehirde kaç kişi var) gibi bir soruya verilen bir cevaptır; ya da içinde bulunulan şehirden bahsediliyordur. Kısacası konuşulan kişi hangi şehirden bahsedildiğini kesin olarak biliyordur.

 

The house has been sold = Ev satıldı

Satılan ev belli bir evdir. Konuşulan kişi konuşanın tam olarak hangi evden bahsettiğini biliyordur.

 

The man phoned you = Adam seni aradı.

Hangi adam? O adam. Hani daha önce bahsetmiştin ya, hani seni aramasını bekliyordun ya, işte o adam. Yani herhangi bir adam değil.

 

A man phoned you = Adamın biri seni aradı.

Hangi adam? Herhangi bir adam. Adamın biri işte. Adı da şuydu.

 

A /an ifadesini biz kendi dilimizde kullanıyoruz. Herhangi bir adamdan bahsediyorsak bir adam diyoruz. Bugün bir adam seni sordu dendiğinde bunun herhangi bir adam olduğunu biliyoruz. Bana bir çare söyle dendiğinde kastedilenin herhangi bir çare olduğunu anlıyoruz.

Ancak bizim dilimizde the kelimesinin birebir karşılığı yok.

The woman was fat cümlesini biz kendi dilimizde nasıl anlatıyoruz?

Woman = Kadın

Was fat = şişmandı

Peki the kelimesi nereye gitti?

Kayboldu! Evet, kayboldu çünkü biz belli bir şeyden / kimseden bahsediyorsak bunu o kelimenin başında bir kullanmayarak anlatırız. Bir başka deyişle, biz Türkçe’de herhangi bir şeyden bahsediyorsak bir kullanırız, belli bir şeyden bahsediyorsak bir kullanmayız.

 

Şimdi the kullanılan bazı ifadeleri Türkçe’de nasıl anlattığımıza bakalım:

 

The questions were difficult = Sorular zordu.

 

The child is very clever = Çocuk çok zeki.

 

The house is empty = Ev boş.

 

The water is dirty = Su kirli.

 

The man spoke in French = Adam Fransızca konuştu.

 

Örneklerde görüldüğü gibi söz konusu şey /kimse belli bir şey ya da kimseyse İngilizce’de the kullanıyoruz, Türkçe’de hiçbir şey kullanmıyoruz. Kelimenin başında bir yoksa bunun belli bir şey / kimse olduğunu anlıyoruz. Bizimki daha pratik değil mi?

 

ALIŞTIRMALAR
Sorular / Yorumlar
Access denied for user 'grmn8462_yeni'@'localhost' (using password: YES)